”… düşünüyorum da aşk sözcüğünü de biraz eksik buluyorum şu senle ben arasındaki ilişkiye.  Daha büyük, daha sağlam bu bizimki. Aşk onun içinde sadece bir kısım galiba. Ötesinde aşkla birlikte, ama yer yer, zaman zaman onu aşan başka duygular, başka esriklikler, başka baş dönmeleri de var bizde. Seni seviyorum ve senin için her şeyim. Beni seviyorsun ve benim için her şeysinBir insan için şu kısa hayatta daha önemli ne olabilir ki … “

Cemal Süreya-On Üç Günün Mektupları

should i get drunk again?

Müslüm Gürses - Nilüfer

“Sana diyorum…”

Aşık olduğunda,zaman dururmuş.Sonsuza kadar aynı hisleri taşıyabileceğini hissedermiş insan.Sonrasında ise zaman aradaki farkı kapatmak için hızla ölüme geçermiş.

Sevgi ise o tamamen ayrı…Sevgi tahammülü,fedakarlığı, “her şeye rağmen”liği gerektirir.“Eğer”li başlayan cümleler,“çünkü” ile bağladığımız ifadeler “gerçek sevgi”yi anlatmaz,anlatamaz. “eğer böyle birisi olsaydın seni çok severdim” ya da “seni seviyorum çünkü çok güzelsin” gibi… 

Dedim ya “her şeye rağmen” sevmek lazım“seni kötü huylarına rağmen seviyorum”, bundan daha güzel anlatan bir şey olamaz.

Onlar da önce aşkla başladılar cümleye.Sonra sevgi ile devamı var anlamında “;” koydular. sevgiyi alışkanlık haline getirdiler akabinde.Tabİi “,”’lerde çoğaldı gel zaman git zaman.Cümleler devrik olmadan; özneler yerinde oynamadan,anlatım bozukluklarına sıra gelmeden o kaçınılmaz işareti koymaları gerekiyordu: “…”.

Sadece ve sadece “…” anlatabilirdi olanların önemini. yaşananları, ve yaşanacakların eksikliğini dile getiren üç nokta …”

Hiç, Bir İnsanı Unutmak Zorunda Kaldın mı ? / Can Dündar
Hiç, bir insanı unutmak,bir insandan vazgeçmek,bir insanı hayatından sonsuza kad…ar çıkartmak zorunda kaldın mı hiç? 

Hani ölmüş gibi,
…hani uzatsan da elini tutamayacağını bilmek gibi,
her an kapından içeri gülümseyerek gireceğini bekleyip
ama aslında hiç gelemeyeceğini de bilmen gibi.
Ne zor şey değil mi ölmediğini bilmek,
ama ölmüş gibi ulaşılmaz olması artık o insanın sana,
ne kadar katlanılmaz bir gerçek değil mi
sen hala bu kadar sevgili iken?
Özlemek,
bu kadar özlemek,
etini kemiğini yakarcasına özlemek…
çok kötü değil mi?
Bu kadar özleyip onu görememek,
ona dokunamamak,
onu işitememek,
artik sonunun “Pi” hali değil mi? Biliyorsun değil mi?
Ne kadar umutsuz bir arayıştır o,
kalabalık caddede geçen binlerce yüze bakmak
belki bir kez daha görebilmek için o yüzü,
belki biraz önce geçti bu kaldırımdan diye düşünmek,
belki şu an arkamda yürüyen insanların içinde bir yerde demek,
belki şu an üzerimdedir gözleri diye paranoyalar yaşamak,
ne zordur değil mi?
Ne kadar eritir insanı farketmeden.
Sen de biliyorsun değil mi bunları?
Bir sinema koltuğunda sen de iki kişi gibi oturdun mu hiç?
Hiç iki kişi gibi zevk aldın mı bir konserden yalnız başına?
Güzel bir kafe keşfettiğinde,
güzel bir film seyrettiğinde,
güzel bir şarkı dinlediğinde,
güzellikleri oranında eksik kaldıklarını hissettin mi
paylaşamadığın için onunla.
Bir barın kalabalığında hiç yarım vücudunla sallandın mı ortada?
Hiç iki kişilik beyninle yarım insan olabildin mi?
Baktığında aynana sadece yüzünün bir yarısını gördüğün
oldu mu hiç?
Sana hayatındaki en büyük yoksunluğu yaşatandan
nefret edemediğin zamanlar oldu mu hiç?
Gözünün içine baka baka kolunu, bacağını kesen bir insanın yüzüne
sevgi dolu bir gülümseme ile bakabildiğin zamanlar
oldu mu hiç?
Hayatta inandığın bütün değerlerini altüst eden birisine
aşk şiirleri yazabildin mi?
Onu içinde korumanın seni yok etmek olduğu zamanlara
feda oldun mu hiç?
İçinde ağlayan çocuğa umut şarkıları söyleyemediğin,
özlemini,
susuzluğunu,
açlığını gideremediğin zamanlar oldu mu hiç?
Kanayan yarasını gördüğün,
ama merhem olamadığın zamanlar.
Gücünün,
hani o tanrısal gücünün,
bir çocuğun ağlamasını susturamayacak kadar olduğunu
gördüğün zamanlar
oldu mu hiç?
Hiiiç…
Hiiç…
hiç…
bir hiç…

Ya kaçasımız olmuyor ya kaçışımız
sisenindibi:

Tepkisiz kalıyorum artık.

sisenindibi:

Tepkisiz kalıyorum artık.

Gulsah bozkurt a bu kdrrr ozeeenmeeeeeeeee :)
Anonymous

pardon o kimdi :D